3 yıl sonra Ağrı ili Taşlıçay ilçesinin Çöğürlü Köyü’ne gittim bugün.
Gurbet elden sılaya dönmüş köylü gibiydim.
Köy okuluna gittim, hemşerimi ziyarete – bizde memleket Trabzonluluk değil Trabzonsporluluktur bilen bilir… –

3 yıl olmuş, Taşlıçay’da aile hekimiyken mobil hizmette rastlamıştım Elif’ime. Bordo-mavi atkısını takmış okuluna gidiyordu. Taşlıçay’da Trabzonsporlu bulmuştum. Tabi ki koşa koşa yanına gittim, tanıştım, çok sevdim. Fotoğraf çekildim, 3 yıllık Ağrı maceramın en değerli hatırası böylece şekillendi. Şüphesiz Ağrı’daki en mutlu günümdü. Ancak Ağrı’daki en mutsuz günlerimi de bana Trabzonspor yaşattı, deplasmanda Antalya karşısında tarihimizin en büyük yenilgisini aldığımız zaman da Ağrı’daydım. 3 gün evden çıkmadığım, bir lokma yemek yemediğim, tek kelime konuşmadığım, ağlayan gözlerle boş duvarlara baktığım da oldu, ama olsun, canın sağolsun Trabzonspor’um. Seni sevmek bu dünyadaki en güzel şey.
Benim güzeller güzeli Elif’im büyümüş, kocaman olmuş. Doktor olacakmış, öyle söyledi. Belki zaman doldu, Ağrı’dan ayrılıyorum, ama ne Ağrı’yı ne Elif’i asla bırakmayacağım. Bütün güzel hayallerin gerçekleşsin dünyalar güzelim. Hep yanında olacağım, seni hiç unutmayacağım…