Trabzon’a içindeyken bile hasret çekenlere gurbetteyken içinde olan özlemine ancak yaşayarak tanıklık edebilirsiniz. Özler Vakfıberin ekmeğini o güzel Tonyanın tereyağını Akçaabatın o leziz köftesini. Trabzon un boztepesine çıkıp semaverdeki çay keyfini Özler. Sokak sokak bordo mavisini özler. Gurbettekine sormayın Trabzon özlemini…

Cümleler bile kifayetsiz kalıyor Trabzonumu anlatmaya gurbette bir başka oluyor. Nerelisin diye sorduklarında gururla ve onurla kalbindeki ritimi bile değişerek Trabzon demenin duygusunu da söylemek isterim. Kemençe sesini duyduğunuz an heyecanla yaklaşırsınız. Ve kendinizi kaybedersiniz bütün özlem o an az da olsa diner…

“Oy Trabzon Trabzon” senden ayrılacağım mısraları ne kadar anlam buluyor bunu mis kokan Trabzondan ayrılırken anlıyorsunuz. Son ilçe Beşikdüzüne gelirken artık düğüm düğüm olur boğazınız konuşmak dahi istemezsiniz.
Trabzon aşkı bambaşkadır bunu özlem çeken çok iyi bilir.. Rengine, havasına, derdine, neşesine, yağmuruna,karına tepeden tırnağa bağlanmaktır nedensiz özlemektir Trabzon aşkı.

Dememiz o dur ki Trabzon’da içtiğiniz çayın aldığınız her nefesin değerini iyi bilin…