10 Kasım 2017 tarihli bir habere göre Faroz Balıkçı Barınaklarının boşaltılması istenmiş (https://www.haber61.net/trabzon/trabzon-da-balikcilar-barinak-tahliyesine-tepkili-h307461.html). Bu günlerde özel hayatım nedeniyle Trabzon’da yaşamadığım ve Trabzon’a gidemediğim için işin aslını gözlerimle görmedim. Ancak Farozlu dostlarımdan edindiğim bilgiye göre bu haber gerçek niteliği taşımaktadır. Zaten haberde röportaj yapılan kişi de Faroz Balıkçı Barınakları ve Trabzon Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Mutlu yani Ahmet Abimiz.

Bu yıkım kararı öncesinde balıkçı barınaklarının neden inşa edildiğini ve ne amaçla kullanıldığını belirtmemiz gerekiyor. Amatör balıkçılara teknelerini ve tuttuğu balıkları koruyabileceği, malzemelerini saklayabileceği bir yer edinme amacıyla kurulmuştur. Ancak Ahmet Mutlu’nun da dediği gibi bu amacın dışında tamamen yazlık, denize sıfır villaymış gibi kullananların sayısı da oldukça fazladır. Hatta birçok vatandaş oradaki hakkını para karşılığında satılığa çıkarmıştır. Bunlar balıkçılık amacı dışında kullanımlardır ve doğru değildir.

Bazılarınız bilmiyor olabilir ama palamut, mezgit, istavrit, lüfer ve barbunya gibi balıklar Doğu Karadeniz’de genellikle küçük balıkçılar tarafından avlanan balıklardır. Büyük Tekneler Hamsi, Çaça gibi küçük balıkları yakalar. Bu balıklardan TÜİK verilerine göre 2016 yılında doğu Karadeniz bölgesinde toplam 33395 ton yakalanmıştır. Bu balıkların büyük çoğunluğu Farozdaki gibi küçük balıkçılar tarafından yakalanmıştır. Kısaca bu insanların birçoğu için bu hobi değil, ekmek teknesidir.

Peki burada alınması gereken karar bütün balıkçıları oradan çıkarmak mıdır? Faroz’un kültürü olan balıkçıları barınaklarından çıkarıp barınakları ranta açmak mıdır? Faroz’da bu işlem yapılırken ondan 10 kat daha az balık tutulan, neredeyse tamamı kişisel amaç için kullanılan Forumun altındaki 100.yıl balıkçı barınakları ne olacak?

Umarım bu konu tatlıya bağlanır ve şehrimizin simgelerinden olan, bana göre turizme açılması gereken faroz balıkçı barınakları çocukluğumuzdaki şekline geri döner. Unutulmaması gereken bir konu da vardır ki eğer o balıkçılar olmasaydı bugün kolbastı diye bir oyunda olmazdı. Yeni evli çiftlerin neredeyse hepsinin albümünde de o mükemmel balıkçı barınakları manzaraları yer almaktadır. Daha sayabileceğimiz onlarca özgün güzellikleri vardır buraların…

Kendi kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkmamız umuduyla hoşçakalın… (NOT: Bu arada şahsımın ya da ailemin hiçbir damı yoktur. Tamamen özgün düşünce ile bu yazıyı yazmış bulunmaktayım)