İstiyorum ki,

Dünya Savaşları yerine Yıldız Savaşları’na numara verelim ve artık çocuklar ölmesin.

Sevilmeme korkusu sevginin önünü kesmiş, kesmesin.

Başka hayatlardan, kendimize benzer olmayandan korkmak yerine anlamaya çalışarak bir arada yaşayabilmeyi özümseyip, medeni nezaketi düstur haline getirelim.

Aşık olun, şiir okuyun, başucu kitaplarınız olsun.

Üslup çok çok önemli.

 En asil duyguları ‘ vicdan, merhamet, ahlak prensiplerimizi ‘ günün her anında kalbimizde bulunduralım.

Her okuduğu kitap, gezdiği şehir, kültür kıyası yaşama bakışını değiştiriyor kişinin. Hatta bir kitap kapağı bile uzaklara götürür bazen, Jane Austen ve Adab-ı Muaşeret’in kapağını düşünsenize, misal.

Acziyetinin bilincine varmalı insan devasa bürokratik çarkın içinde kendi üstündeki yöneticisine bağımlı ise bazı baş eğişlerinin tembellikten geldiğini kavrayıp, mücadeleyi bırakmadan yoluna devam etmeli.

Yaşlıları, çocukları, doğayı pek çok sevmeli.

Farkındayız veya değiliz hepimizin yapılacak ödevler listesi var, kurulmuş bir saat gibiyiz.

Aslına bakarsanız pasif birer tüketici durumundayız hepimiz, en son ne zaman saate bakmadan dakika hesabı yapmadan gün geçirdiniz? Zaman akıp gidiyor, her şeye herkese yetişmeye çalışıyoruz, ruhsal, fiziksel ve mental olarak yoruluyoruz oysa ki evren rengarenk, ne yaşadığınızla ilgilenin, etrafınıza verdiğiniz izlenim ile değil, insana değil, insanlığa yararlı olabilmek adına çalışmak lazım, herkesin şarkısı ayrı, mavi olun, tadını çıkarın.

Yol ve vardığımız yer farklı, adımlar aynı, hiç dikkat ettik mi biz?

3 YORUMLAR