Mavi ile Yeşilin düeti, Trabzon

0
1134

Keşif rotamız Trabzon bugün, buyurun birlikte küçük bir pencere açalım bu güzel şehre.

Okunacak çok kitap, çerçeveciye verilecek çok minyatür, gidilecek çok yer, oturulacak çok ceviz ağacı altı, uçurulacak çok kırmızı balon, görülecek
çok sarı/sıcak pencere, yapılacak çok iş, tanışılacak çok yüz ve yerleşik yargılar var bu kıyı kentinde…

4-5 kişilik kemik hayat grubuyla, evrenin kimse tarafından bilinmeyen ücra köşesinde hatırlanmayan, figüran’ı olarak yaşayan insanların, hayata bakışlarına şahit olur, tebessüm edersiniz çoğu zaman.

Şehir merkezini, insanını, doğasını, yön duygunuzu yitirmiş şekilde incelerseniz, ‘yeryüzünün geri kalan bölümündeki bütün eksikliklerin yerini dolduran bir iyilikle gülümsersiniz. Size anlatılanlar şehire dair verilen ipuçları veyahut okuduğunuz ikincil kaynaklardan daha içten ve samimi bir Trabzon ile karşılaşacağınız kesin.

Sevgi, ilgi alışverişi ile büyüyen çocukları, geçmişlerinin bağışlayıcı ayak izlerini tebessüm ile sunan yaşlıları vardır, denizden gökyüzüne doğru yaklaştıkça insanı çok daha cana yakındır bu şehrin.

İklimiyle küçük Londra’dır, Trabzon. Nihayetinde ‘Yağmur eşitlikçidir. Gökyüzünden, denizden toplanan mavi şiirler yazdırır. Ne çok soğuktur, ne çok sıcak. Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 1970 yılından itibaren ölçülmüş en yüksek ve en düşük
sıcaklıklar; 37.8 derece / mayıs 1988  -6.1 derece / şubat 1985

Ayasofya.

Sosyokültürel çehresi geniş, asayişi düşük, kaostan uzak, spesifik argümanları olan, insanların içindeki duyguları saklamadan bir şekilde kendilerini ifade ettikleri, Meydan’ı, Şehir tiyatrosu, Maraş Caddesi, Sisifos gibi dolmuş esnafı, nüktedan insanı ile karikatür fıkra gibi bir şehir.

Trabzon semaları.

Trabzon ismi,

Orijinal adı olan ve dört köşe anlamına gelen ‘Trapezus’  zamanla ‘Tarabzen’
müzik seven’ ya da suyu ve havası hoş olduğu için ‘Trab-ı Efsun’ denilen kent, coğrafyasındaki sıkışıklığı mimarisine de yansıtmıştır, tarihi mimari kısmen korunmuştur.

Sümela Manastırı, Trabzon Kalesi, Atatürk Köşkü, Vazelon Manastırı, Uzungöl, Ayasofya, Peristera Manastırı, Kanuni Evi, Bedesten, Boztepe tarihi dokularıyla enfes, görülmeye değer lokasyonlardır.

Medical Park Stadyumu.

Trabzonspor,

Bir de Trabzonspor’u vardır ki bu şehrin, sormayın gitsin. Şehirdeki kültür/sanat faaliyetleri dahi Trabzonspor’un fikstürüne göre ajandalara not edilir.

Boztepe.

Londra’da London Eye’a çıktığınızda veya Paris’te Eiffel’de nasıl görünürse şehirler gözlerinize, işte bu şehir için Boztepe‘de o minvalde.

Hiç olmadı köşedeki simitçiden bir Trabzon simidi alalım, Uzungöl’e gidip önce üşüyelim sonra eşsiz manzara içimizi ısıtsın, Akçaabat sahilinde denize sıfır meşhur Akçaabat köftesini tadalım, herhangi bir yaylasında yeşilin milyon tonu arasında, çisil çisil yağan yağmurla, o güzel toprak kokusuyla ruhumuz, ciğerlerimiz açılsın, varalım Sümela’ya Manastır’ın üzerinden bulutlara dokunacak kadar yakınken,

biraz düşünelim…